24/04/2014 5:23:44 AM

Markafoni Kurucusu Sina Afra ile E-Röportaj: “Mobil Pazarlama Daha Odaklı”

Markafoni, Türkiye çapındaki web dünyası içerisinde ilk ve lider özel alışveriş imkanını sağlamanın yanında ilk e-marka olma özelliğini de bünyesinde barındıran bir web sayfasıdır. Markafoni ilk kuruluş zamanlarında internet üzerinden davetiye sistemiyle çalışan bir web sistemine sahipti.  Geçtiğimiz yıllarda da “Hemen Üye Olun” modülüyle birlikte davetiye sistemini kaldırıp üyelik sistemine geçti. :)

Ayrıca Markafoni, Markafoni Blog Sayfasıyla da adından sosyal medyada sıkça söz ettirmekte… Markafoni’nin günümüze kadar elde ettiği başarısını şüphesiz şekilde kurucusu olan Sina Afra’ya borçlu olduğu da kaçınılmaz bir gerçek! Sina Afra, Türkiye’nin en popüler online alışveriş sitesinin kurucusu olmakla birlikte kendi şahsına özel olan blog sayfasıyla güncel bir şekilde paylaştığı yazılarıyla da takipçileriyle olan özel iletişimini gün be gün daha da sağlamlaştırmakta. Sosyal medyada gerçekten çok önemli bir yer edinmiş Markafoni’nin kurucu Sina Afra ile mutlaka röportaj yapmalıyız dedik ve sorularımıza büyük bir özveriyle cevap veren Sina Afra‘ya buradan da ayrıca teşekkürlerimizi iletiyoruz. Ayrıca Sina Afra ile e-röportaj konusunda bize yardımlarından dolayı Markafoni’nin halkla ilişkilerinden sorumlu olan Dilek Özcan‘a ayrıca teşekkürlerimizi sunuyoruz. :)

E-röportajımıza geçmeden önce Markofoni’nin elde ettiği başarıları yazıp daha detaylıca bilgi vermek isterdik ama Sina Afra ile yapma şansına eriştiğimiz e-röportajımızda Markafoni’nin başarılarını Sina Afra’nın kendi kaleminden okumanız daha doğru olur diye düşündük. :)

Markafoni Kurucusu Sina Afra

İşte Markafoni’nin kurucusu Sina Afra ile yaptığımız E-röportaj;

Sina Afra en büyük tutkularıyla birlikte nasıl birisidir biraz bahsedebilir misiniz?

1993 yılında Münster Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldum ve iş hayatına aynı yıl KPMG’de başladım. Burada 12 yıl boyunca çalıştım ve 2005 yılında e-Bay’e transfer oldum. 2010 yılına kadar eBay Almanya İcra Kurulu ve e-Bay iştiraklerinden Afterbuy’da Genel Müdür, e-Bay Avrupa ve GittiGidiyor.com’da Yönetim Kurulu Üyesi ve e-Bay Türkiye Temsilcisi olarak çeşitli sorumluluklar üstlendim.  Almanya, ABD ve Türkiye’deki çeşitli internet girişimlerine “Melek Yatırımcı” olarak destek veriyorum. Ayrıca Türkiye’nin ilk ve lider özel alışveriş kulübü Markafoni başta olmak üzere çeşitli e-ticaret sitelerinde ortaklıklarım var. Bunların yanı sıra seyahat etmeyi ve dalmayı seviyorum.

Markafoni’nin kuruluş öyküsünü mutlaka herkes biliyordur… Esas bilmediğimiz “Markafoni” isminin nasıl seçildiği. Markafoni’nin ismine nasıl karar verildiğini anlatır mısınız?

Markafoni ismini seçerken markaların senfonisinden yola çıktık ve bünyemizde pek çok farklı markanın bir araya gelerek uyum içinde bir güzellik yarattığını anlatmak için bu ismi seçtik.  Ayrıca kolay telaffuz edilebilen, akılda kalan bir isim olması da bu tercihimizde etkili oldu.

Sizce Markafoni’nin bu kadar başarılı olmasının sebepleri nelerdir?

Türkiye’nin ilk ve lider özel alışveriş kulübü Markafoni, üyelerine giyim, aksesuar, kozmetik ve dekorasyon başta olmak üzere pek çok kategorideki seçkin moda markalarına %90’a varan indirimlerle, kolay ve keyifli bir şekilde sahip olma imkanı sağlıyor. Markafoni sunduğu ürün çeşitliliği, özel avantajlar, renkli kampanyalar, sponsorlukları ve hizmet kalitesiyle üyeleri için her alışverişi bir aşka dönüştürüyor ve benzerlerinden ayrılıyor.

Markafoni’nin fark yaratan özelliklerini daha geniş kitlelere duyurabilmek için Eylül 2011’de kitlesel iletişim kampanyası gerçekleştirildi. Bu kampanyayla markafoni,  360 derece kitlesel iletişim kampanyası gerçekleştiren ilk Türk özel alışveriş kulübü oldu. Kitlesel iletişim kampanyası kapsamında, Markafoni’den alışveriş yapmak ile aşık olmak arasında merak, heyecan, kıskançlık, bekleyiş, mutlu son gibi ortak noktaların olduğu fikrine dayanan, “Markafonik aşk” temalı reklam filmi çalışması gerçekleştirildi.

Televizyonun yanı sıra açıkhava, basın ve internet olmak üzere farklı kanallardan da hedef kitleye ulaşıldı. Bu kampanya sayesinde sadece büyük şehirlerde değil, Anadolu’da da marka bilinirliğimiz arttı. Alexa.com’da  dört hafta içinde sıralamamız 45’ten 27’ye yükseldi. Markafoni’nin moda ve yaşam tarzı sunan bir özel alışveriş kulübü olarak da fark yaratması onun başarılı olmasında önemli rol oynuyor. Türkiye’de satış mağazası olmayan dünyanın seçkin moda markalarını Türkiye’ye getirmesiyle bilinen Markafoni, stil sahibi ünlülerle renkli kampanyalar gerçekleştiriyor ve üyelerine bir ünlünün üzerinde görüp beğendikleri bir ürünü %90’a varan indirimlerle alma fırsatı sunuyor.

Markafoni kurucusu Sina Afra

Bugüne kadar Ünlüler Kampanyası kapsamında Eda Taşpınar-Bora Kozanoğlu, Hande Ataizi, Ivana Sert, Tuba Ünsal, Tülin Şahin, Burcu Esmersoy-Fırat Çelik, Ebru Şallı, Arda Turan-Sinem Kobal, Tuğçe Kazaz, Hale Caneroğlu-Eda Taşpınar ve Nur Fettahoğlu  ile işbirliği yapıldı ve bu ünlü isimler Markafoni’nin yüzü oldular. Ayrıca Markafoni, özel kampanyalar düzenleyerek Bahar Korçan, Hatice Gökçe, Deniz Kaprol, Derya Delice, Özlem Süer ve Ümit Ünal gibi ünlü tasarımcılara ait kişiye özel tasarım ürünlerine de yer veriyor. Bunun yanı sıra Markafoni’nin her hafta farklı bir konseptte birbirinden şık kombinler sunduğu markafoni Lookbook Kampanyaları moda tutkunları tarafından çok seviliyor. Geçtiğimiz haftalarda Markafoni’nin Audrey Hepburn’s Little Black Dress ve Woman in Red Kampanyaları kendi stilini yaratmak isteyen modaseverler tarafından yoğun ilgi gördü.

Markafoni, 2010’dan beri, Istanbul Fashion Week’in Online Fashion Sponsorluğunu üstleniyor ve IFW’de yaşananlar dakika dakika http://blog.markafoni.com’da moda severlerle paylaşılıyor. Markafoni’nin İstanbul Fashion Week sponsorluğu 2012 yılında da devam edecek. Bunun yanı sıra e-ticaret ile perakende sektörünü canlandırma misyonuyla hareket eden markafoni, her yıl Perakende Günleri ile Perakendeciler Zirvesi’ne sponsor olarak da perakende sektörüne olan desteğini gözler önüne seriyor.

Şahsi bloğunuzda yazmış olduğunuz “Melekler ve Şeytanlar Dönemi”  adlı yazınız sosyal medyada çok popüler olmuş durumda. Sizce “Melekler ve Şeytanlar Dönemi” bağlamında sosyal medya açısından 2012 yılında Türkiye’yi nasıl bir dönem bekliyor?

Türk internet kullanıcısı, aylık internette geçirdiği ortalama 29,4 saatle Avrupa ülkeleri içinde 3. sırada bulunuyor. İnternet başında geçirdiği zamanın büyük bölümünü de sosyal medyada geçirdiğini yine elimizdeki rakamlardan biliyoruz. Türkiye, Facebook kullanımında dünyada beşinci, Friendfeed kullanımında dünyada birinci, Twitter’da ise dünyada sekizinci konumda.

2012 yılında Türkiye’yi sosyal medya açısından hareketli bir dönem bekliyor. Önümüzdeki dönemde sosyal medyayı anlayan ve iyi yöneten markaların sayısı artacak ve dolasıyla markaların başarılı sosyal medya kampanyalarına daha sık şahit olacağız. Özellikle mobil kullanımının artması da sosyal medyanın aktif kullanılmasında önemli bir etken olacak.

Sosyal medya platformları içerisinde en çok kullanmayı tercih ettiğiniz platformları sebepleri ile birlikte anlatır mısınız?

Şu an Markafoni, 550 bin kişinin üzerinde takipçisi olan Facebook sayfasında, 14 binin üzerinde kişiye yakın takipçisi olan Twitter hesabında ve yılda 1 milyon kez ziyaret edilen Markafoni Blog’ta varlık gösteriyor. Bu sosyal medya mecralarında takipçilerimize özel yarışmalar yaparak hediyeler dağıtıyoruz. Özellikle markafoni’nin Online Fashion Sponsorluğunu üstlendiği Istanbul Fashion Week’in olduğu günlerde tüm bu mecralarda daha fazla hareketlilik yaşanıyor. Bunun yanı sıra takipçilerimizle güncel bilgiler paylaşarak Markafoni’den daha özel bir alışveriş deneyimi edinmelerini sağlıyoruz. Facebook üzerinde yaptığımız çalışmalar, Facebook’un global örnek vakaları arasına girdi ve markafoni burada yer alan ilk Türk markası oldu. Moda dünyasından en güncel haberleri ve ilham verici tasarımları paylaştığımız Markafoni Blog ile moda ve tasarım ile ilgilenen on binlerce insana ulaşıyoruz. Markafoni Blog’un yanı sıra moda ve yaşam tarzı sunan Markafoni olarak Sokaktanemoda ile gerçekleştirdiğimiz stil yarışması gibi özel ortaklık ve projelere iş planımız içerisinde yer veriyoruz.

Sizce sosyal medyanın Türkiye’de e-ticaretin geldiği noktaya katkılarıyla birlikte dezavantajları nelerdir?

Sosyal medya, e-ticaret sitelerine hedef kitlelerine doğrudan ulaşma ve onlarla çift yönlü iletişim halinde olma fırsatı veriyor. Bu anlamda sosyal medyanın e-ticarete olumlu katkıları olduğuna inanıyorum. Bunun yanı sıra bu olumlu etkilerinden faydalanabilmek için sosyal medyanın profesyonel bir ekiple etkili ve doğru bir şekilde yönetilmesi gerekiyor. Aksi takdirde reklam ve diğer konvansiyonel yollarla oluşturmaya çalıştığınız marka imajının sosyal medyada bir anda yerle bir olma olasılığı yüksek.

Sizce mobil pazarlama mı yoksa sosyal medya platformlarında yapılan pazarlamalar mı daha başarılı nedenleriyle birlikte açıklar mısınız?

Hem mobil pazarlamanın hem de sosyal medya platformlarında yapılan pazarlama çalışmalarının doğru uygulandığı takdirde başarıya ulaştığını düşünüyorum. Sadece kullanılan mecraya bakarak bir pazarlama çalışmasına başarılı veya başarısız demek doğru değil. Hangi mecranın kullanılması gerektiği de hedef kitle ve sunulmak istenilen içerik ile yakından alakalı. Bunun yanı sıra akıllı telefon kullanımının da artmasıyla beraber mobil pazarlama yükselişe geçiyor. Sosyal medya ile daha genel ve geniş kitleye ulaşma şansı yakalanırken, mobil pazarlama da daha odaklı bir hedef kitleye ulaşma imkanı tanıyor.

“ İtibarı lütfen başarı veya tanınmışlık olarak algılamayın. İtibar çok zor yetişen bir çiçek gibidir. Çok yavaş gelişir, bir kez giderse de geri gelmez. Saygıdan başkadır. İtibar iyilerin kalkanıdır.” Cümlenize istinaden sizce online itibarın korunması için nelere dikkat edilmelidir?

İnternette bir kere yayınlayan bir bilgiyi, üzerinden yıllar geçse de sildirmek mümkün değil. Aksine bu bilgi doğru ya da yanlış olsun, kontrol edemediğiniz bir hız ve oranda yayılıyor. Online itibarı korumak için her şeyden önce online dünyanın bu prensibini unutmamak ve sosyal ağlarda gerek marka gerekse kişisel bilgiler paylaşırken  son derece dikkatli olmak gerekiyor.

Son zamanlarda Türkiye’de artışa geçen blog sayfaları hakkındaki düşünceleriniz neler?

Türkiye’de blog sayısının artmasının ifade çeşitliliği açısından oldukça önemli bir gelişme olarak görüyorum. Bunun yanı sıra kişisel bloglardan alınan bilgilerin de doğruluğunun da kontrol edilmesi gerekiyor. Aksi takdirde ortamda kaynağı belli olmayan ama doğru kabul edilen bilgilerin yarattığı bir bilgi kirliliği oluşuyor.

Son olarak da kendimizi daha da geliştirmek adına SosyaMobilite Evreni hakkında ki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Pazarlama ve reklam alanlarında güncel ve kaliteli içerik paylaşmaya özen gösteren SosyaMobilite Evreni’nin yeni başladığı yayın hayatının uzun yıllar sürmesini diliyorum.

 

email
Wordpress Desteği

Hakkında Cigdem Tanker

1 Yorum

Yorum

Email adresiniz yayınlanmayacak. (*) işareti olan alanların bilgilerinin girilmesi zorunludur. *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>